İnsanın içini acıtan eksik olması mı yoksa eksikliklerinin kabul edilmediği bir ortamda mı büyümesi?
Eksiklik acı vermez insanın doğasında zaten eksik olmak vardır. Acı veren şey bu eksikliğin kabul edilmeyip kendimizi tüm güçlü görmemizdir.
Bebekler doğduğunda kendileri beceri ve sınırlılıklarını henüz bilmedikleri için ve sosyal dünyaya açılmadıkları için kendilerini tüm güçlü görürler. Çünkü anne onun için dünyayı ayağına getirir. Meme ister hemen verir, uyumak ister hemen uyutur… Bu tüm güçlülük yanılsaması çocuk büyüdükçe çocuk anneden ayrılmaya başladıkça azalır. Bu dönemde çevredeki çocuk ile bağlantılı olan kişiler Çocuğun hatalarını, beceremediklerini hoş görüp destek olurlarsa eğer çocuk eksikli olmanın suç olmadığını geliştirilebilir olduğunu öğrenir. Böylece ne kendini ne de çevresindekileri hatalı ve yetersiz olduğundan dolayı eleştirmez. Tam tersi kendisine ve çevresine gelişim için fırsatlar oluşturmaya çalışır.



