İnsanoğlu doğumundan itibaren ilk 3 yıl duygusal ve fiziksel olarak bakım almak için bir yetişkine bağlıdır. Bu yetişkin genelde annedir. Annenin olmadığı durumda annenin yerini alan bakım veren başka bir yetişkinde olabilir. Bu ilk 3 yıl, annenin varlığı ve anne ile oluşan ilişkinin kalitesi yetişkinlik döneminde sağlıklı bir kişilik oluşturmamız için kritik bir öneme sahiptir.
Peki bu süreç nasıl işler?
Burada “annenin sürekliliği” kavramından bahsedeceğiz; anne ile kalıcı ve sürekli nitelikli bir ilişkinin varlığı ya da yokluğu içsel temsilinin olmasıdır anne sürekliliği. Burada şunu anlatmak istiyoruz; bebek dünyaya geldikten sonra annenin sevgi dolu / kötü yaklaşımı, bebeği kaygılandığında onu sakinleştirme becerisinin kalitesi, bebeğinin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını yapabileceği en iyi şartlarda gideriyor olması / giderememesi sonucunda bebek, zihinsel kapasitesinin gelişmesi ile birlikte iç dünyasında annesinin bir zihinsel temsilini oluşturur . Bu temsil iyi ya da kötü özelliğe sahip olabilir. Eğer sevgi dolu, şefkatli bir anne figürü var ise çocuk neleri öğrenir?
Çocuk sevgi kapasitesinin çokluğu ile muhatap ile ilgili zıt duyguları tölere edebilir. Yani, annesi ile olan sevgi ilişkisine dayalı olarak annesine karşı hissettiği olumsuz duygular ile baş edebilir. Bunu nasıl yapar? “Özdeşim” kilit kelime özdeşimdir. Annesi ile özdeşim kurarak annesine karşı hissettiği olumsuz hisler ile baş edebilir. Örneğin, annesinin kendisine davrandığı gibi bebeğine davranır. Bebeğini sever, bebeğine kızar…
Empati, yakınlık, şefkat kapasiteleri artar.
Okul öncesinde ayrılma kaygısı ile baş etmesini sağlar.
Okul döneminde akademik ve sosyal zorluklar ile baş etmede daha özgüvenli olurlar.
Ergenlikte daha bütün bir benlik algısı oluşur.
Yetişkinlikte sağlam ve kendine özgü bir kimliğe sahip oluşmasını sağlar.
Eğer sevgi dolu bir sevgi nesnesi yoksa; yakınlık, şefkat, empati gibi beceriler gelişmez.
Zıt duyguları tölere edebilme kapasiteleri çok düşüktür.
İsteklerini erteleme kapasiteleri ve engellenme kapasiteleri düşük olur.
Zorluklar karşısında özgüvenleri düşük olur.
Sağlam bir kişiliğe sahip yetişkin olamazlar.
Hayatımızın ilk üç yılında annemiz ile kurduğumuz ilişkinin zihinsel temsilini oluştururuz iç dünyamızda ve bütün yaşantımızı etkiler. Eğer sağlıklı bir anne temsili yoksa bütün yaşamımız boyunca “sevgi dolu” bir anne ararız bizi yokluğunda da besleyecek.
Şimdi içinize dönün !!! Sizin içinizde nasıl bir anne temsili var onu araştırın…



